top of page

Örgüt Suçlarının İnfazında Denetimli Serbestlik Uygulaması ve Uygulamada Yaşanan Sorunlar


Ülkemizdeki ceza infaz sistemi oldukça dinamik bir yapıya sahip olup infaz sisteminde sürekli değişiklikler yapılmaktadır. Genel itibariyle bu değişiklikler mevcut siyasi iktidarların düşüncelerine ve güncel politikalarına göre şekillenmekte, infaz sistemi buna göre oluşturulmaktadır.


İnfaz sisteminin bu yapısı dolayısıyla, yasal mevzuatta sürekli değişiklikler yapılmakta infaz sisteminin yapısı günün koşullarına göre yeniden düzenlenmektedir.


İnfaz sisteminin yapısında değişiklik konusu gündeme alınarak infazın biçimlerine ve türlerine dair düzenlemeler yapılırken, yaptığımız gözlemler neticesinde kişilerin mahkum oldukları suç türlerine göre bir ayrım yapılarak buna göre bir infaz sistemi benimsenmekte olduğu ve hükümlülerin almış oldukları cezaların infazında bu doğrultuda kriterler getirildiği görülmüştür. Bu değerlendirmenin yapılmasında ve suç türlerine göre getirilen kriterlerin belirlenmesinde, ülkenin yönetimini elinde bulunduran siyasi partilerin ve bunların siyasal görüşünün oldukça öne çıktığı da gözlemlenmektedir.


Bunun bir sonucu olarak da yapılan kimi değişikliklerde belli suç türlerinden mahkum olmuş kişilerin diğerlerine göre daha muteber olarak ele alındığı, hatta kimi zaman bazı suç türlerinden hüküm almış kişilerin kader mahkumları olarak adlandırıldıkları da gözlemlenmiştir. Bu durum az önce ifade ettiğimiz üzere, mevcut siyasi iktidarların düşüncelerine ve güncel politikalarına göre iktidarı elinde bulunduran siyasal düşüncenin bir yansıması olarak karşımıza çıkmaktadır.


Ancak siyasi iktidarlar ve buna bağlı olarak da infaz sistemi değişikliklere uğrasa da belli bazı suç türlerinden mahkumiyet hükmü almış kişiler bakımından uygulama pek değişmemekte hatta bu kişilerin aleyhlerine olacak şekilde düzenlenmeler getirildiği görülmektedir.


Bunlardan biri de terör ve örgüt suçları olarak ifade edilen suçlamalardan hükümlü kişiler bakımından karşımıza çıkmaktadır.


Ülke yönetimini elinde bulunduran siyasal düşünce ve günün koşullarına bağlı olarak ceza infaz sisteminde sürekli bir değişiklikler yapılmakta ve genel olarak hükümlülerin hakları ile mevcut durumlarında kimi iyileştirmeler ile koşullu salıverme, denetimli serbestlik gibi uygulamalarla infazın ceza infaz kurumu dışında tamamlanmasına yönelik çalışmalar yapılmakta ise de özellikle terör ve örgüt suçu olarak tabir edilen suçlamalardan hükümlü olarak bulunan kişilerin durumlarında iyileştirmeler yerine aksine infazı zorlaştırıcı ve kişinin daha fazla ceza infaz kurumunda tutulmasına yönelik bir girişim içerisinde olunduğu gözlemlenmiştir.


Bu uygulamanın temelinde yer alan argümanlara bakıldığında ise çeşitli siyasi gerekçeler, genel itibariyle suç örgütleriyle ve terörle mücadele gibi argümanlar ileri sürüldüğü görülmektedir.


Ancak günümüz ceza yargılamaları uygulamasına bakıldığında, özellikle terör suçuna gerekçe olarak ele alınan ve terör faaliyeti olarak değerlendirilen durumların aslında pek çoğunun ifade özgürlüğü, toplantı gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı, örgütlenme özgürlüğü, siyasi faaliyette bulunma hakkı, din ve vicdan özgürlüğü gibi Anayasal Haklar kapsamında kaldığı aslında hakkın kullanılması kapsamında olan fiillerin dahi terör faaliyeti olarak ele alınarak faillerin de terör suçlusu olarak kabul edildiği gözlemlenmiştir.


Bu sakıncalardan ötürü her ne kadar kişilerin Anayasal Hakları kapsamında kalan eylem ve faaliyetlerinin terör faaliyeti olarak değerlendirilmesi ve faillerinin terör suçlusu olarak kabul edilmesi bizce yerinde değilse de yasal mevzuatta terör suçlusu tabiri kullanıldığından eleştirilerimiz ve şerhlerimiz baki kalmak kaydıyla yazımızda bu tabiri kullanmak durumunda kalmaktayız.


 Yukarıda da zikredilen nedenlerden ötürü, ceza infaz sistemimizde koşullu salıverme ve denetimli serbestlik uygulamasında da kişilerin mahkum oldukları suç türlerine göre ayrım yapılmıştır. Buna göre 5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesinde düzenlenen denetimli serbestlik müessesesi, terör veya örgütlü suçlardan mahkum olan kişiler bakımından diğer suçlardan mahkum olan kişilere nazaran yararlanılmasını zorlaştırmaya yönelik bir anlayış benimsenmiştir.


Bu yazıda da, 5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesinde düzenlenen denetimli serbestlik müessesesi ve terör veya örgütlü suçlardan mahkum olan kişiler hakkındaki uygulaması ile hükümlülerin pratikte yaşadıkları sorunlar ele alınacaktır. Bu çalışma ile yaşanan sorunların çözümüne katkı sunmak amaçlanmaktadır.


Yazının Tamamı İçin;


Yorumlar


bottom of page