
Fazla tutukluluk nedeniyle tazminat, CMK 141/1-f uyarınca mahkum olan kişilere de tanınmış bir haktır: Gözaltı ve tutuklulukta geçirilen süre hükümlülük süresinden fazlaysa, aşan kısım için devletten maddi ve manevi tazminat istenebilir. Uygulamadaki kritik soru şudur: “Hükümlülük süresi” koşullu salıverme mi, bihakkın tahliye mi? Yargıtay 12. Ceza Dairesi önceki kararlarında koşullu salıverme tarihini yeterli görürken, güncel kararlarında bihakkın tahliye süresinin aşılmasını aramaktadır. Bu değişiklik, tazminat hakkının doğup doğmadığını doğrudan belirlemektedir.
Yazı İçeriği
- Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat: Genel Çerçeve
- Tazminat Şartları Nelerdir?
- CMK 141/1-f: Mahkum Olan Kişinin Tazminat Hakkı
- Yargıtay’ın Önceki Kararları: Koşullu Salıverme Ölçütü
- Yargıtay’ın Güncel Kararları: Bihakkın Tahliye Ölçütü
- Somut Örnekle Fark: Hangi Ölçüt Ne Sonuç Doğurur?
- Başvuru Süresi ve Zamanaşımı
- Görevli Merci ve Süreç
- Tazminat Miktarları ve Hesaplanması
- Örnek Tazminat Dilekçesi
- Konuya İlişkin Yargıtay Kararları
- Tazminatın Geri Alınması Halleri
- Sık Sorulan Sorular
Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat: Genel Çerçeve
Haksız veya fazla tutukluluk nedeniyle devletten maddi ve manevi tazminat istenmesine ilişkin hükümler, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 141 ila 144. maddelerinde düzenlenmiştir. Madde metinlerine mevzuat.gov.tr üzerinden ulaşabilirsiniz.
Bu düzenlemenin anayasal dayanağı, Anayasanın 19. maddesinin son fıkrasıdır: Bu esaslar dışında bir işleme tabi tutulan kişilerin uğradıkları zarar, tazminat hukukunun genel prensiplerine göre devletçe ödenir. Ayrıca Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 5/5. maddesi, hukuka aykırı olarak özgürlüğünden yoksun bırakılan herkesin tazminat hakkına sahip olduğunu öngörmektedir.
Ceza soruşturması veya kovuşturması sırasında gözaltına alınan ya da tutuklanan bir kişinin daha sonra mahkum edilmesi, tutuklulukta geçirdiği fazla süre nedeniyle hiçbir şekilde tazminat talep edemeyeceği anlamına gelmez. CMK 141/1-f maddesi, mahkum olan kişilere de belirli koşullarda gözaltı ve tutukluluk nedeniyle devletten maddi ve manevi tazminat talep etme hakkı tanımaktadır.
Tazminat Şartları Nelerdir?
CMK 141’de tazminat istenebilecek haller sayılmıştır. Uygulamada en çok karşılaşılan başlıklar şunlardır:
- Kanuna aykırı yakalama veya tutuklama: Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen kişiler.
- Beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı: Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ya da beraatine karar verilen kişiler (m. 141/1-e).
- Fazla tutukluluk: Mahkum olup da gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreleri hükümlülük sürelerinden fazla olan kişiler (m. 141/1-f).
- Yalnızca para cezasıyla cezalandırılma: İşlediği suç için kanunda öngörülen cezanın sadece para cezası olması nedeniyle zorunlu olarak bu cezayla cezalandırılan kişiler (m. 141/1-f).
- Yakalama nedenlerinin bildirilmemesi: Yakalama veya tutuklama nedenleri ile hakkındaki suçlamalar kendilerine yazıyla veya bunun hemen olanaklı bulunmadığı hallerde sözle açıklanmayan kişiler.
- Yakınlarına haber verilmemesi: Yakalanmaları veya tutuklanmaları yakınlarına bildirilmeyen kişiler.
- Belirli adli kontrol tedbirleri: Konutu terk etmeme veya tedavi ya da muayene tedbirleri uygulandıktan sonra hakkında takipsizlik veya beraat kararı verilen kişiler (m. 141/1-l).
- Makul sürede yargılanmama: Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra hakkında makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan kişiler.
Buna karşılık CMK 144 uyarınca bazı hallerde tazminat istenemez. Bunların başında, gözaltı ve tutukluluk süresi başka bir hükümlülüğünden indirilen kişiler ile suç işlemediği halde kendisini suçlu olarak tanıtıp gerçek dışı beyanlarla soruşturmaya konu edilen kişiler gelir.
CMK 141/1-f: Mahkum Olan Kişinin Tazminat Hakkı
CMK 141/1-f hükmü şu şekildedir: Mahkum olup da gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreleri, hükümlülük sürelerinden fazla olan veya işlediği suç için kanunda öngörülen cezanın sadece para cezası olması nedeniyle zorunlu olarak bu cezayla cezalandırılan kişiler, maddi ve manevi her türlü zararlarını devletten talep edebilirler.
Bu bendin özelliği, kişinin tazminat talep edebilmesi için mutlaka beraat etmiş olmasını aramamasıdır. Kişi isnat edilen suçtan mahkum edilmiş olsa dahi, gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği sürenin hükümlülük süresinden fazla olması halinde fazla tutukluluk süresi için maddi ve manevi tazminat talep edebilir.
Bu nedenle CMK 141/1-f kapsamında açılacak tazminat davalarında, kişinin gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği toplam sürenin doğru biçimde belirlenmesinin yanı sıra, bu sürenin hangi hükümlülük süresiyle karşılaştırılacağı da önem taşımaktadır.
Tartışma tam olarak bu noktada ortaya çıkmaktadır. Kesinleşen bir mahkumiyet hükmünün infazında koşullu salıverme tarihi ile bihakkın tahliye tarihi birbirinden farklı tarihlerdir:
- Koşullu salıverme tarihi: Hükümlünün cezasının kanunda öngörülen bölümünü infaz kurumunda geçirdikten sonra, kalan kısmı denetim altında dışarıda tamamlamak üzere tahliye edileceği tarihtir.
- Bihakkın tahliye tarihi: Cezanın tamamının infaz edilmiş sayılacağı, yani hükümde belirtilen sürenin sonunda gelen tarihtir.
Bu iki tarihten hangisinin CMK 141/1-f bakımından esas alınacağı, kişinin fazla tutukluluk nedeniyle tazminata hak kazanıp kazanmadığını doğrudan etkilemektedir.
Yargıtay’ın Önceki Kararları: Koşullu Salıverme Ölçütü
Yargıtay 12. Ceza Dairesinin önceki tarihli kararlarında, gözaltı ve tutuklulukta geçirilen sürenin muhtemel koşullu salıverme tarihini aşması, CMK 141/1-f kapsamında tazminat hakkı bakımından dikkate alınmıştır.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2013/27023 E., 2014/3838 K., 17/2/2014
Kararda, muhtemel şartla tahliye tarihinden itibaren hesaplanacak süre üzerinden uğranıldığı iddia edilen maddi ve manevi zararla ilgili olarak makul bir tazminata hükmedilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Bu yaklaşım uyarınca, kişinin cezasının tamamının sona ereceği bihakkın tahliye tarihi yerine, koşullu salıverilmesi halinde fiilen ceza infaz kurumunda geçireceği süre dikkate alınmıştır. Dolayısıyla tutukluluk süresinin koşullu salıverme için ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken süreyi aşması halinde, aşan kısım yönünden maddi ve manevi tazminata hükmedilebileceği kabul edilmiştir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2016/2013 E., 2016/9280 K., 1/6/2016
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2016/311 E., 2016/8794 K., 25/5/2016
Her iki karar da aynı yönde olup, koşullu salıverme tarihinin aşılmasını tazminat hakkı bakımından yeterli kabul etmiştir.
Yargıtay’ın Güncel Kararları: Bihakkın Tahliye Ölçütü
Yargıtay 12. Ceza Dairesinin daha sonraki kararlarında ise CMK 141/1-f’de yer alan “hükümlülük süresi” kavramının yorumlanmasında farklı bir yaklaşım benimsendiği görülmektedir. Güncel yaklaşımda, tutukluluk süresinin yalnızca koşullu salıverme tarihini aşması tazminat hakkının doğması için yeterli kabul edilmemekte; tutuklulukta geçirilen sürenin bihakkın tahliye süresinden fazla olması aranmaktadır.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2023/3645 E., 2025/815 K., 21/1/2025
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2022/8947 E., 2025/104 K., 7/1/2025
Her iki kararda da, tutuklulukta geçirilen sürenin bihakkın tahliye süresinden fazla olması halinde kişinin tazminata hak kazanabileceği yönünde değerlendirme yapılmıştır.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2017/4905 E., 2018/3817 K., 2/4/2018
Bu karar da bihakkın tahliye süresini esas alan yaklaşım doğrultusundadır.
Böylece Yargıtay’ın önceki kararlarında esas aldığı koşullu salıverme tarihi ölçütünden, bihakkın tahliye süresini esas alan bir içtihat çizgisine yöneldiği görülmektedir.
Somut Örnekle Fark: Hangi Ölçüt Ne Sonuç Doğurur?
Yargıtay’ın önceki kararları ile güncel kararları arasındaki farklılık, sonucu doğrudan değiştirmektedir. Bir örnek üzerinden inceleyelim. Bir kişi hakkında verilen mahkumiyet hükmüne göre:
- Koşullu salıverme süresi: 3 yıl
- Bihakkın tahliye süresi: 5 yıl
- Soruşturma ve kovuşturma sırasında geçirilen toplam tutukluluk süresi: 4 yıl
Önceki yaklaşıma göre: Kişi, fiilen ceza infaz kurumunda kalması öngörülen 3 yıllık süreyi 1 yıl aşmış olduğundan, aşan süre bakımından CMK 141/1-f kapsamında tazminat talep edebilecektir.
Güncel yaklaşıma göre: 4 yıllık tutukluluk süresi 5 yıllık bihakkın tahliye süresini aşmadığından CMK 141/1-f kapsamında tazminat hakkı doğmayacaktır.
Bu nedenle koşullu salıverme ile bihakkın tahliye arasındaki ayrım yalnızca teorik bir infaz hukuku tartışması değildir. Hangi sürenin esas alınacağı, fazla tutukluluk nedeniyle tazminat hakkının doğup doğmadığını doğrudan belirlemektedir.
Pratik sonuç şudur: Somut olayda tazminat hakkı bulunup bulunmadığının tespit edilebilmesi için yalnızca kişinin kaç ay veya yıl tutuklu kaldığının bilinmesi yeterli değildir. Verilen mahkumiyet hükmü, gözaltı ve tutuklulukta geçirilen toplam süre ve hükme ilişkin infaz hesabının birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Başvuru Süresi ve Zamanaşımı
Tazminat isteminde süreler hak düşürücü niteliktedir ve kaçırılması halinde hak kullanılamaz hale gelir:
- Üç aylık süre: Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay içinde başvuru yapılmalıdır.
- Bir yıllık süre: Her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde başvurulmalıdır.
Burada sıkça yapılan hata, sürenin kararın verildiği tarihten başladığının sanılmasıdır. Süre, kararın kesinleştiğinin tebliğinden itibaren işler. Bu nedenle kesinleşme şerhli karar örneğinin temin edilmesi ve tebliğ tarihinin belgelenmesi önemlidir.
Kesinleşme tebliğ edilmemişse bir yıllık süre devreye girer. Bir yıl geçtikten sonra tebligat yapılsa dahi talep reddedilir.
Görevli Merci ve Süreç
Bu başlıkta 2024 yılında köklü bir değişiklik yapılmıştır ve internetteki pek çok kaynak halen eski bilgiyi vermektedir. 7499 sayılı Kanunla yapılan ve 1 Haziran 2024 tarihinde yürürlüğe giren düzenlemeye göre görev dağılımı şu şekildedir:
- Tazminat Komisyonu: CMK 141/1’in (e), (f) ve (l) bentlerine dayanan istemler bakımından görevlidir. Bu yazının konusu olan fazla tutukluluk tazminatı (m. 141/1-f) de bu kapsamdadır.
- Ağır ceza mahkemesi: Diğer bentlere dayanan istemlerde görevlidir. Yetkili mahkeme, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesidir.
Yanlış mercie yapılan başvurular görevli mercie gönderilir ve ilk istem tarihi esas alınır; bu nedenle süre yönünden hak kaybı doğmaz. Komisyon ile ağır ceza mahkemesi arasında görev uyuşmazlığı çıkarsa Ankara Bölge Adliye Mahkemesi kesin olarak karar verir.
Tazminat Komisyonu kararlarına karşı Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir. Ağır ceza mahkemesi kararlarına karşı ise istinaf ve koşulları varsa temyiz yolu açıktır. Bu ikili yapının doğurduğu hukuki sorunlar için koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında 8. Yargı Paketi başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Tazminat Miktarları ve Hesaplanması
Tazminat iki kalemden oluşur ve her biri farklı esaslara göre belirlenir.
Maddi tazminat
Maddi tazminat, özgürlükten yoksun kalınan sürede uğranılan somut zararı karşılar. Hesaplamada dikkate alınan unsurlar şunlardır:
- Gelir kaybı: Kişinin tutukluluk süresinde elde edemediği kazanç. Çalışan biri için bordro, meslek mensubu için serbest meslek kazancı, esnaf için işletme kayıtları esas alınır.
- Gelirin belgelenememesi: Gelir belgelenemiyorsa net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılır. Talep tarihinde yürürlükte olan net asgari ücret esas alınır.
- Masraflar: Avukatlık ücreti, yol giderleri, cezaevi masrafları ve benzeri harcamalar belgelenmek kaydıyla istenebilir.
- Faiz: Talep edilen tutara yasal faiz işletilmesi istenebilir.
Hesaplama, tutuklulukta geçen gün sayısı ile günlük kayıp çarpılarak yapılır. Bu nedenle gün hesabının müddetname ve tutukluluk kararlarıyla birlikte doğru çıkarılması gerekir.
Manevi tazminat
Manevi tazminat, özgürlükten yoksun kalmanın yarattığı elem, üzüntü, itibar kaybı ve sosyal çevrede uğranılan zararı karşılar. Burada önemli bir hususun altını çizmek gerekir: Kanunda günlük sabit bir tarife öngörülmemiştir. İnternette dolaşan “günlük şu kadar lira” şeklindeki tutarlar bağlayıcı değildir; yalnızca emsal kararlardan çıkarılan ortalamalardır.
Hakim manevi tazminatı takdir ederken şu ölçütleri gözetir:
- Tutukluluğun süresi
- Kişinin sosyal ve ekonomik durumu ile mesleği
- İsnat edilen suçun niteliği ve toplumsal algısı
- Olayın kamuoyuna ve basına yansıyıp yansımadığı
- Kişinin aile durumu ve tutukluluğun aile üzerindeki etkileri
- Hakkaniyet ilkesi ve benzer dosyalardaki uygulamalar
Manevi tazminatın zenginleşme aracı olmaması, ancak sembolik düzeyde de kalmaması gerektiği Yargıtay kararlarında istikrarlı biçimde vurgulanmaktadır. Bu nedenle talebin dosyaya sunulacak somut delillerle desteklenmesi belirleyicidir.
Önemli uyarı: Talep edilen tutarın altında hükmedilmesi halinde aleyhe vekalet ücretine hükmedilmesi gündeme gelebilir. Bu nedenle talep miktarının gerçekçi belirlenmesi önemlidir.
Örnek Tazminat Dilekçesi
Aşağıdaki örnek, yalnızca yapı ve içerik göstermek amacıyla hazırlanmıştır. Her dosyanın koşulları farklı olduğundan, dilekçenin somut dosya bilgilerine göre bir avukat tarafından düzenlenmesi gerekir.
TAZMİNAT KOMİSYONU BAŞKANLIĞINA
(CMK 141/1-f kapsamı dışındaki taleplerde: … AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA)
TALEPTE BULUNAN: [Ad Soyad], [T.C. Kimlik No], [Adres]
VEKİLİ: Av. [Ad Soyad], [Baro ve Sicil No], [Adres]
KARŞI TARAF: Maliye Hazinesi (T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı)
KONU: CMK m. 141/1-f uyarınca fazla tutuklulukta geçen süre nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini talebidir.
AÇIKLAMALAR:
1. Müvekkil hakkında [Mahkeme adı] tarafından [Esas No] sayılı dosya kapsamında [suç adı] suçundan yargılama yapılmış, [tarih] tarihli kararla [ceza miktarı] hapis cezasına hükmedilmiş ve karar [tarih] tarihinde kesinleşmiştir.
2. Müvekkil, soruşturma ve kovuşturma aşamasında [gözaltı tarihi] tarihinde gözaltına alınmış, [tutuklama tarihi] tarihinde tutuklanmış ve [tahliye tarihi] tarihinde tahliye edilmiştir. Böylece müvekkil toplam [gün/ay/yıl] süreyle özgürlüğünden yoksun kalmıştır.
3. Müvekkil hakkında düzenlenen [tarih] tarihli müddetnameye göre bihakkın tahliye süresi [süre] olarak belirlenmiştir. Müvekkilin gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği toplam süre, anılan hükümlülük süresini [süre] kadar aşmaktadır.
4. Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2023/3645 E., 2025/815 K. ve 2022/8947 E., 2025/104 K. sayılı kararlarında, gözaltı ve tutuklulukta geçirilen sürenin bihakkın tahliye süresinden fazla olması halinde CMK m. 141/1-f kapsamında tazminata hükmedilebileceği kabul edilmiştir.
5. Müvekkil [meslek] olarak çalışmakta olup, özgürlüğünden yoksun kaldığı dönemde aylık [tutar] gelir elde edememiştir. Bu husus ekte sunulan [bordro/vergi kaydı/meslek odası yazısı] ile sabittir. Gelir kaybının yanı sıra [masraf kalemleri] şeklinde giderler de yapılmıştır.
6. Müvekkil, özgürlüğünden yoksun kaldığı süre boyunca ağır elem ve üzüntü duymuş; ailesinden ve mesleğinden uzak kalmış, sosyal çevresinde itibar kaybına uğramıştır. Bu nedenle manevi tazminat talebi de zorunlu hale gelmiştir.
HUKUKİ NEDENLER: Anayasa m. 19, AİHS m. 5, CMK m. 141 ve devamı, ilgili mevzuat.
DELİLLER: Ceza dosyası (celbi talep olunur), kesinleşme şerhli karar, müddetname, tutuklama ve tahliye müzekkereleri, gelir belgeleri, tanık beyanları, bilirkişi incelemesi ve her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; fazla tutuklulukta geçen süre nedeniyle [tutar] TL maddi ve [tutar] TL manevi tazminatın, tutukluluğun sona erdiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep ederim.
[Tarih]
Talepte Bulunan Vekili
Av. [Ad Soyad]
Konuya İlişkin Yargıtay Kararları
Fazla tutukluluk tazminatına ilişkin Yargıtay 12. Ceza Dairesi kararları, içtihadın seyrini göstermesi bakımından aşağıda künyeleriyle birlikte toplu olarak sunulmuştur.
- Yargıtay 12. CD, 2013/27023 E., 2014/3838 K., 17/2/2014: Muhtemel şartla tahliye tarihinden itibaren hesaplanacak süre üzerinden makul tazminata hükmedilmesi gerektiği belirtilmiştir.
- Yargıtay 12. CD, 2016/311 E., 2016/8794 K., 25/5/2016: Koşullu salıverme tarihini esas alan yaklaşım doğrultusundadır.
- Yargıtay 12. CD, 2016/2013 E., 2016/9280 K., 1/6/2016: Koşullu salıverme tarihinin aşılmasının tazminat hakkı bakımından dikkate alınacağı kabul edilmiştir.
- Yargıtay 12. CD, 2017/4905 E., 2018/3817 K., 2/4/2018: Bihakkın tahliye süresini esas alan yaklaşım doğrultusundadır.
- Yargıtay 12. CD, 2022/8947 E., 2025/104 K., 7/1/2025: Tutuklulukta geçirilen sürenin bihakkın tahliye süresinden fazla olması halinde tazminata hak kazanılabileceği değerlendirilmiştir.
- Yargıtay 12. CD, 2023/3645 E., 2025/815 K., 21/1/2025: Aynı yönde olup güncel içtihat çizgisini ortaya koymaktadır.
Kararların tam metinlerine Yargıtay Karar Arama sistemi üzerinden erişilebilir. Dosyanızda hangi içtihadın uygulanacağı, talebin sunulduğu tarih ve dosyanın somut özellikleriyle bağlantılıdır.
Tazminatın Geri Alınması Halleri
CMK 143 uyarınca, ödenen tazminatın belirli hallerde geri alınması mümkündür. Başlıca haller şunlardır:
- Kovuşturmaya yer olmadığı kararının sonradan kaldırılarak kamu davası açılması ve mahkumiyet kararı verilmesi
- Yargılamanın yenilenmesi sonucu beraat kararının kaldırılarak mahkumiyet kararı verilmesi
- Tazminatın, kişinin kendi kusurlu davranışları sonucu doğduğunun anlaşılması
Geri alma istemi, Cumhuriyet savcısının yazılı istemi üzerine incelenir. Bu nedenle tazminat alındıktan sonra da dosyanın takip edilmesi gerekir.
Sık Sorulan Sorular
Cezaevinde yatıp beraat eden kişiler hangi tazminatları alabilir?
Beraat eden veya hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen kişiler CMK 141/1-e uyarınca maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Maddi tazminat gelir kaybı ve masrafları, manevi tazminat ise özgürlükten yoksun kalmanın yarattığı üzüntü ve itibar kaybını karşılar. Talep, Tazminat Komisyonuna yapılır.
Tutuklu tazminatı nasıl hesaplanır?
Maddi tazminatta tutuklulukta geçen gün sayısı ile günlük gelir kaybı çarpılır; gelir belgelenemiyorsa net asgari ücret esas alınır. Manevi tazminatta sabit tarife yoktur; hakim süre, kişinin durumu, suçun niteliği ve olayın kamuoyuna yansıması gibi ölçütleri gözeterek takdir eder.
1 günlük gözaltı tazminatı ne kadar?
Kanunda günlük sabit bir tutar yoktur. Maddi kalem günlük gelir kaybına göre hesaplanır. Manevi tazminat ise hakimin takdirindedir ve kısa süreli gözaltılarda genellikle düşük düzeyde kalır; ancak gözaltının koşulları, kamuoyuna yansıması ve kişinin mesleki konumu miktarı etkileyebilir.
Tutukluluk sebebiyle işten çıkarılan işçi kıdem tazminatı alabilir mi?
Bu, ceza davasındaki tazminattan ayrı bir iş hukuku uyuşmazlığıdır. İşveren, devamsızlığın 4857 sayılı Kanunun 25/IV maddesindeki bekleme süresini aşması halinde sözleşmeyi feshedebilir ve bu halde kural olarak kıdem tazminatı doğmaz. Ancak feshin haklı nedene dayanmadığı hallerde, özellikle kişi beraat etmişse, kıdem ve ihbar tazminatı talep edilebilir. Bu talep iş mahkemesinde ileri sürülür ve arabuluculuk dava şartıdır.
Mahkum olan kişi tutukluluk nedeniyle tazminat alabilir mi?
Evet. CMK 141/1-f’nin açık düzenlemesi gereğince mahkumiyet kararı verilmiş olması tek başına engel değildir. Ancak gözaltı ve tutuklulukta geçirilen sürenin hükümlülük süresinden fazla olması gerekir; güncel Yargıtay yaklaşımına göre bu karşılaştırma bihakkın tahliye süresi üzerinden yapılır.
Tazminat başvurusunda harç ödenir mi?
Dava veya başvurularda harç alınmaz. Ancak vekalet ücreti ve bilirkişi gibi yargılama giderleri gündeme gelebilir.
Tazminat talebi reddedilirse ne yapılır?
Tazminat Komisyonu kararlarına karşı Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir. Ağır ceza mahkemesi kararlarına karşı ise istinaf yoluna başvurulur. İç hukuk yolları tükendikten sonra Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilir.
Avukata Sor
Fazla tutukluluk tazminatında hakkınızın doğup doğmadığı, müddetname ve infaz hesabının birlikte incelenmesiyle anlaşılır. Üç aylık süre kaçırıldığında hak kaybı kesindir. Dosyanızı birlikte değerlendirelim.
Uyarı: Danışmanlık ücretlidir. Ücretlendirme, Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) esas alınarak belirlenmektedir.
Av. Fatih Gökçe Kimdir?
Mesleğini Ankara Barosu’na bağlı olarak sürdüren Avukat Fatih Gökçe, Ankara Barosu bünyesindeki Avukat Hakları Merkezi, Cezaevi Komisyonu ve İnsan Hakları Merkezi gibi çeşitli kurul, merkez ve komisyonlarda aktif görevler üstlenmektedir. Bu görevlerin yanı sıra, demokratik kitle örgütleri nezdinde insan hakları, adalet ve özgürlük temelli çalışmalar yürütmekte; ayrıca çalışma alanlarına ilişkin akademik nitelikte araştırma ve yayın faaliyetleri de gerçekleştirmektedir.
Meslek yaşamı boyunca, Ankara başta olmak üzere Türkiye’nin farklı şehirlerinde hukuki uyuşmazlıkları bulunan kişilere hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmuştur. Her bir müvekkilinin hakkını, onurunu ve hukuki menfaatini adil yargılanma ve savunma hakkı ilkesi çerçevesinde korumayı temel mesleki değeri olarak benimsemektedir.
Savunma mesleğini yalnızca bir iş olarak değil, adaletin tesisine katkı sunan bir toplumsal sorumluluk olarak görmekte; müvekkillerinin haklarını kararlılıkla ve adalete erişim hakkı ilkesi doğrultusunda savunmaktadır. Detaylı bilgi için hakkımızda sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
