
AÇIK CEZAEVİNE AYRILMA birden fazla hapis cezası bulunan hükümlülerde toplam cezaya göre belirlenmez. Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği’nin 6. maddesinin üçüncü fıkrası özel bir kural getirir.
Bu kurala göre birden fazla cezanın toplanarak infazı halinde esas alınacak suç, koşullu salıverilme tarihine en az sürenin arandığı suçtur. Uygulamada en sık yapılan hata, ölçütü toplam ceza süresi sanmaktır.
Cezaların toplanması, her cezanın hukuki bağımsızlığını ortadan kaldırmaz. 5275 sayılı Kanun’un 99. maddesi bunu açıkça düzenler. Bu nedenle bir suç için öngörülen istisnai infaz hükmü, diğer suçlara kendiliğinden uygulanmaz.
Yazı İçeriği
- Kısa Cevap: Birden Fazla Cezada Açık Cezaevine Ayrılma Nasıl Belirlenir?
- Cezaların İçtimaı Nedir? Hapis Cezaları Nasıl Toplanır?
- Doğrudan Açık Cezaevinde İnfaz Hangi Hallerde Mümkündür?
- Kapalıdan Açık Cezaevine Ayrılma Şartları
- Açık Cezaevine Ayrılma Eşikleri Tablosu
- İçtima Halinde Esas Alınacak Suç Nasıl Belirlenir?
- Açık Kuruma Ayrıldıktan Sonra Yeni Ceza Kesinleşirse Ne Olur?
- Denetimli Serbestlik ile Açık Cezaevine Ayrılma Arasındaki Fark
- Denetimli Serbestliğin Şartları ve 105/A Maddesi
- İçtimalı Cezalarda Denetimli Serbestlik Nasıl Uygulanır?
- İstisna Tutulan Suçların Diğer Cezalara Etkisi
- Açık Cezaevine Ayrılma ve Denetimli Serbestliğe İlişkin Yargıtay Kararları
- Talebin Reddi Halinde İtiraz ve Şikâyet Yolu
- Uygulamada Yapılan Yedi Hata
- Örnek İnfaz Senaryoları
- Sıkça Sorulan Sorular
- Sonuç
Birden Fazla Cezada Açık Cezaevine Ayrılma Nasıl Belirlenir?
Ölçü toplam ceza değildir. Ölçü, koşullu salıverilme tarihine en az sürenin arandığı suçtur.
Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği’nin 6. maddesinin üçüncü fıkrası bu konuda özel bir kural getirir. Birden fazla cezanın toplanarak infaz edilmesi halinde açık kuruma ayrılmada esas alınacak suç, koşullu salıverilme tarihine en az sürenin arandığı suç olarak belirlenmiştir.
Kuralın işleyişi iki adımdır. Önce dosyadaki mahkûmiyetler arasından hangi suç için en kısa bekleme süresinin öngörüldüğü belirlenir. Sonra o suç için geçerli eşik uygulanır.
Bu kural uygulamada sıklıkla ters okunur. Bazı kaynaklar en uzun süre gereken suçun esas alınacağını yazar. Yönetmelik metni bunun tersini söyler.
İkinci temel kural da şudur. Cezaların toplanması, cezaların hukuki bağımsızlığını ortadan kaldırmaz. 5275 sayılı Kanun’un 99. maddesi her cezanın hukuki varlığını ayrı ayrı koruduğunu düzenler. Bu nedenle istisna kapsamındaki bir suç, kapsam içindeki başka bir cezayla toplandığı için daha lehe rejime geçemez.
Cezaların İçtimaı Nedir? Hapis Cezaları Nasıl Toplanır?
Cezaların içtimaı, bir kişi hakkında farklı suçlardan verilmiş ve kesinleşmiş birden fazla mahkûmiyetin infaz bakımından birlikte değerlendirilmesidir.
5275 sayılı Kanun’un 99. maddesi iki şeyi birlikte söyler. Birincisi, bir kişi hakkında hükmolunan her ceza diğerinden bağımsızdır ve hukuki varlığını ayrı ayrı korur. İkincisi, farklı kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri bulunması halinde koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanabilmesi amacıyla cezaların toplanması gerekir.
Bu iki cümle içtimaın amacını netleştirir. İçtima bir ceza birleştirme işlemi değildir. İnfaz hesabı yapma işlemidir.
Örnek üzerinden bakmak yararlıdır. Bir hükümlü hakkında farklı tarihlerde işlenen suçlar nedeniyle üç ayrı hapis cezası verilmiş olabilir. Koşullu salıverilme tarihinin belirlenebilmesi için toplama kararı alınır. Ancak bu karar, mahkûmiyetlerin dayandığı suçların birbirinden bağımsız niteliğini ortadan kaldırmaz.
Ayrımın pratik önemi iki yerde ortaya çıkar:
- Farklı koşullu salıverilme oranlarına tabi suçlar bir arada bulunduğunda.
- Denetimli serbestlik bakımından istisna tutulan bir mahkûmiyet dosyada yer aldığında.
5275 sayılı Kanun’un 107. maddesi koşullu salıverilme oranlarını belirler. Süreli hapis cezalarında kural oran yarıdır. Belirli katalog suçlarda oran üçte ikiye, terörle mücadele mevzuatı kapsamındaki bazı suçlarda dörtte üçe çıkar. Müebbet hapis cezasında yirmi dört yıl, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasında otuz yıl infaz edilmesi gerekir.
İnfaz mevzuatının resmî metni için 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun esas alınmalıdır.
Doğrudan Açık Cezaevinde İnfaz Hangi Hallerde Mümkündür?
Açık kuruma geçişin iki ayrı yolu vardır. Birinci yol doğrudan açık kurumda infaz, ikinci yol kapalı kurumdan açık kuruma ayrılmadır.
Doğrudan açık kurumda infaz, Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği’nin 5. maddesinde düzenlenmiştir. Madde 4 Haziran 2025 tarihli değişiklikle yeniden yazılmıştır.
Yürürlükteki düzenlemeye göre şu hükümlüler cezalarını doğrudan açık kurumda infaz eder:
- Kasıtlı suçlardan toplam üç yıl veya daha az hapis cezasına mahkûm olanlar.
- Taksirli suçlardan toplam beş yıl veya daha az hapis cezasına mahkûm olanlar.
- Adli para cezası ödenmediği için hapse çevrilenler.
- İcra ve İflas Kanunu uyarınca tazyik hapsine tabi olanlar.
Burada “toplam” ifadesi doğrudan içtima konusudur. Birden fazla kasıtlı suç nedeniyle toplam ceza üç yılı aşarsa doğrudan açık kuruma gönderilme imkânı ortadan kalkar. Hükümlü bu halde 6. madde rejimine girer.
Düzenleme bazı hükümlüleri kapsam dışında tutar:
- Terör suçları ile örgüt kurmak, yönetmek veya üye olmak suçlarından hükümlü olanlar.
- Örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlardan hükümlü olanlar.
- Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan hükümlü olanlar.
- İkinci kez mükerrir olanlar.
- Koşullu salıverilmesi geri alınıp cezası aynen infaz edilenler.
Kapalıdan Açık Cezaevine Ayrılma Şartları
Kapalı kurumda bulunan hükümlülerin açık kuruma ayrılma koşulları, 5275 sayılı Kanun’un 14. maddesi ve Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği kapsamında düzenlenmiştir.
Yönetmeliğin 6. maddesi genel koşulları belirler. Genel rejimde üç şart birlikte aranır:
- Toplam hapis cezası on yıldan az olanların bir ayını, on yıl veya daha fazla olanların cezalarının onda birini kurumda geçirmiş olması.
- Bu süreyi iyi hâlli olarak geçirmiş olması.
- Koşullu salıverilme tarihine yedi yıl veya daha az süre kalmış olması.
Müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar bakımından eşik farklıdır. Bu hükümlülerde koşullu salıverilme tarihine beş yıl veya daha az süre kalmış olması aranır.
Yüksek güvenlikli kapalı kurumlarda veya diğer kapalı kurumların yüksek güvenlikli bölümlerinde cezası infaz edilen hükümlülerde iki şart birlikte aranır. Cezalarının üçte birini geçirmiş olmaları ve koşullu salıverilme tarihine üç yıl veya daha az süre kalmış olması gerekir.
Katalog Suçlarda Daralan Eşikler
Yönetmeliğin 6. maddesinin ikinci fıkrası belirli suçlar için eşiği daraltır. Bu suçlardan hükümlü olanlar, koşullu salıverilme tarihine daha kısa süre kaldığında açık kuruma ayrılabilir.
Eşikler şöyledir:
- Beş yıldan az süre kalması. TCK 142 nitelikli hırsızlık, TCK 148 yağma, TCK 149 nitelikli yağma, TCK 188 uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, TCK 190 uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçlarından hükümlü olanlar.
- Üç yıldan az süre kalması. TCK 102 cinsel saldırı, TCK 103 çocukların cinsel istismarı suçları ile eşe karşı işlenen TCK 82/1-d kasten öldürme, TCK 86/3-a kasten yaralama ve TCK 96/2-b eziyet suçlarından hükümlü olanlar.
- İki yıldan az süre kalması. Topluma kazandırma mevzuatı, mülga 4422 sayılı Kanun’un 14. maddesi ve TCK 221 hükümlerinden yararlananlar.
- Bir yıldan az süre kalması. Terör ve örgütlü suçlardan hükümlü olup mensup oldukları örgütten ayrıldıkları idare ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilenler.
Dolayısıyla açık kuruma ayrılma değerlendirilirken yalnızca toplam cezaya bakılması yeterli değildir. Hükümlünün mahkûm olduğu suçların niteliği, kurumda geçirdiği süre, koşullu salıverilme tarihi, iyi hâl durumu ve varsa özel infaz hükümleri birlikte değerlendirilmelidir.
Açık Cezaevine Ayrılma Eşikleri Tablosu
| Hükümlü Grubu | Kurumda Geçirilmesi Gereken Süre | Koşullu Salıverilmeye Kalan Süre |
|---|---|---|
| Toplam cezası 10 yıldan az olan genel rejim hükümlüsü | 1 ay, iyi hâlli | 7 yıl veya daha az |
| Toplam cezası 10 yıl ve daha fazla olan genel rejim hükümlüsü | Cezasının onda biri, iyi hâlli | 7 yıl veya daha az |
| Müebbet hapis cezası hükümlüsü | Genel şartlara tabi | 5 yıl veya daha az |
| Yüksek güvenlikli kurumda veya bölümde infaz edilen hükümlü | Cezasının üçte biri | 3 yıl veya daha az |
| TCK 142, 148, 149, 188, 190 suçlarından hükümlü | Genel şartlara tabi | 5 yıldan az |
| TCK 102, 103 ile eşe karşı 82/1-d, 86/3-a, 96/2-b suçlarından hükümlü | Genel şartlara tabi | 3 yıldan az |
| Topluma kazandırma mevzuatı ve TCK 221 hükümlerinden yararlanan | Genel şartlara tabi | 2 yıldan az |
| Örgütten ayrıldığı idare ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilen hükümlü | Genel şartlara tabi | 1 yıldan az |
| Birden fazla cezanın toplanarak infazı hali | Esas alınan suça göre | Koşullu salıverilmeye en az sürenin arandığı suç esas alınır |
Tablodaki süreler yürürlükteki Yönetmelik hükümlerine dayanır. Her dosyada müddetname üzerinden ayrı hesap yapılması zorunludur.
İçtima Halinde Esas Alınacak Suç Nasıl Belirlenir?
Bu bölüm yazının çekirdeğidir. Yönetmeliğin 6. maddesinin üçüncü fıkrası şu kuralı koyar:
“Birden fazla cezanın toplanarak infazı halinde, açık kuruma ayrılmada esas alınacak suç, koşullu salıverilme tarihine en az sürenin arandığı suçtur.”
Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği m. 6/3
Kuralın uygulanması üç adımda yapılır.
Birinci adım. Dosyadaki her mahkûmiyet için Yönetmeliğin 6. maddesindeki hangi eşiğin geçerli olduğu belirlenir. Bir suç genel rejime, diğeri katalog rejimine girebilir.
İkinci adım. Eşikler karşılaştırılır. Koşullu salıverilmeye en az sürenin arandığı suç tespit edilir. Örneğin genel rejimde yedi yıl, TCK 188 bakımından beş yıl aranıyorsa, esas alınacak suç TCK 188 suçudur.
Üçüncü adım. Belirlenen suç için öngörülen eşik, içtimalı cezadan hesaplanan koşullu salıverilme tarihiyle karşılaştırılır. Kalan süre eşiğin altındaysa açık kuruma ayrılma şartı gerçekleşir.
Burada kritik bir nokta vardır. Yönetmelikte yer almayan ek şartlar aranamaz. Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 01.12.2014 tarihli, 2014/21345 E. ve 2014/20587 K. sayılı kararı tam bu konuya ilişkindir.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 01.12.2014, 2014/21345 E., 2014/20587 K.
Karara konu olayda hükümlü, daha önce denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazından yararlanmıştır. Başka mahkûmiyet kararlarının kesinleşmesi üzerine yeniden ceza infaz kurumuna alınmıştır. Cezaların toplanması sonrasında denetimli serbestlik koşullarını taşımadığı değerlendirilerek kapalı kuruma iadesine karar verilmiştir. Hükümlünün açık kuruma ayrılma talebi de reddedilmiş, itirazları sonuçsuz kalmıştır. Uyuşmazlık, toplam cezanın belirli bir bölümünün kapalı kurumda geçirilmesi şartının yeniden aranıp aranmayacağında yoğunlaşmıştır. Daire, Yönetmeliğin 6/3. maddesindeki düzenlemeye dayanarak kanun yararına bozma talebini kabul etmiş ve itirazın reddine ilişkin kararı bozmuştur.
Avukat değerlendirmesi: Karar iki açıdan değerlidir. Birincisi, içtima halinde açık kuruma ayrılma şartlarının Yönetmeliğin 6/3. maddesindeki özel düzenleme gözetilerek belirlenmesi gerektiğini ortaya koyar. İkincisi, infaz mercilerinin Yönetmelikte bulunmayan ek bir bekleme süresi öngörmesinin hukuka aykırı olduğunu gösterir. Uygulamada en sık rastlanan itiraz gerekçesi tam olarak budur. İnfaz hesabı yeniden yapılırken, sanki hükümlü kuruma ilk kez girmiş gibi yeni bir bekleme süresi aranmaktadır. Oysa kanun yararına bozma kurumu bu tür hataların düzeltilmesi için işletilebilir.
Açık Kuruma Ayrıldıktan Sonra Yeni Ceza Kesinleşirse Ne Olur?
Bu senaryo uygulamada en çok sorulan sorulardan biridir. Hükümlü açık kurumda bulunurken başka bir dosyadan mahkûmiyeti kesinleşir.
Cezaların toplanması tek başına açık kuruma ayrılmaya engel değildir. Ancak yeni mahkûmiyetin kesinleşmesi iki şeyi değiştirir. Toplam ceza süresi artar ve koşullu salıverilme tarihi ileriye kayar.
Bu değişiklik, açık kuruma ayrılma koşullarının yeniden değerlendirilmesini gerektirir. Yönetmeliğin 12. maddesi bu durumu düzenler.
Düzenlemeye göre, başka bir suçtan mahkûmiyeti bulunup cezaları toplandıktan sonra koşullu salıverilmeye Yönetmeliğin 6. maddesindeki sürelerden fazla süre kaldığı tespit edilenler kapalı kuruma iade edilir. Şartları taşımadığı halde açık kuruma ayrıldığı anlaşılanlar hakkında da aynı sonuç uygulanır. Karar idare ve gözlem kurulu tarafından verilir.
Aynı maddede kapalı kuruma iade gerektiren diğan haller de sayılmıştır. Bunlar arasında Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100. maddesi uyarınca tutuklama kararı verilmesi, firar ve kınama dışında kesinleşmiş disiplin cezası alınması yer alır.
Bu noktada iki uyarı yapmak gerekir.
Birinci uyarı. İade kararı verilirken yeni infaz hesabının doğru yapılması zorunludur. Hatalı bir hesap, hükümlünün haksız biçimde kapalı kuruma gönderilmesine yol açar.
İkinci uyarı. Daha önce verilmiş bir kapalı kuruma iade kararı, sonradan içtima edilen diğer cezalar bakımından otomatik ve sürekli bir engel değildir. Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 04.06.2015 tarihli, 2015/537 E. ve 2015/41146 K. sayılı kararı bu sonuca ulaşmıştır.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, 04.06.2015, 2015/537 E., 2015/41146 K.
Karara konu olayda hükümlünün farklı suçlardan aldığı cezalar toplanmış ve toplam 8 yıl 6 ay hapis cezası ortaya çıkmıştır. Açık kuruma ayrılma talebi reddedilmiş, itiraz da kabul edilmemiştir. Kanun yararına bozma başvurusunda cezaların toplanmasının esas olarak koşullu salıverilme tarihinin hesaplanmasına yönelik olduğu, her bir cezanın bağımsızlığını koruduğu ve daha önce verilen kapalı kuruma iade kararının diğer mahkûmiyetler bakımından kendiliğinden engel sayılamayacağı belirtilmiştir. Daire, kanun yararına bozma istemini yerinde bularak itirazın reddine ilişkin kararı bozmuştur.
Avukat değerlendirmesi: Karar, uygulamadaki bir yanlış alışkanlığı düzeltir. Hükümlünün sicilinde bir kez kapalı kuruma iade kararı bulunması, sonraki tüm dosyalar için kalıcı bir engel gibi okunmaktadır. Oysa 5275 sayılı Kanun’un 99. maddesindeki bağımsızlık ilkesi burada da geçerlidir. Her mahkûmiyet kendi rejimine göre değerlendirilir. İade kararının hangi dosyaya ve hangi gerekçeye dayandığı tespit edilmeden genel bir engel kurulamaz.
Kapalı kuruma iade kararlarına karşı başvuru yolları için hükümlülerin dava açma ehliyeti başlıklı yazımızda ayrıntılı bilgi bulabilirsiniz.
Denetimli Serbestlik ile Açık Cezaevine Ayrılma Arasındaki Fark
Bu iki kurum infaz hukukunda birbiriyle bağlantılıdır. Ancak aynı şey değildirler.
Açık cezaevine ayrılma. Hükümlünün cezasını kapalı kurum yerine açık kurumda infaz etmesidir. Hükümlü hâlâ ceza infaz kurumundadır. Rejim daha esnektir, izin ve çalışma imkânları farklıdır.
Denetimli serbestlik. Hapis cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan bölümünün ceza infaz kurumu dışında, belirli yükümlülükler altında infaz edilmesidir. Hükümlü kurum dışındadır.
İki kurumun şartları farklı olduğundan, açık kuruma ayrılmaya hak kazanan her hükümlü aynı tarihte denetimli serbestlikten yararlanamaz. Açık kuruma ayrılma, denetimli serbestliğin ön şartlarından biridir.
Denetimli serbestlik süreleri ve koşullu salıverilme oranları ayrıca değişkendir. Bu değişkenlik üç unsura bağlıdır. Suçun işlendiği tarih, suçun niteliği ve uygulanabilecek geçici infaz düzenlemeleri.
Denetimli Serbestliğin Şartları ve 105/A Maddesi
Denetimli serbestlik, 5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrası genel şartları belirler.
Genel rejimde aranan şartlar şunlardır:
- Hükümlünün açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunması.
- İyi hâlli olması.
- Koşullu salıverilme tarihine bir yıl veya daha az süre kalması.
7550 sayılı Kanun ile birinci fıkraya ek bir şart getirilmiştir. Bu Kanun 4 Haziran 2025 tarihli ve 32920 sayılı Resmî Gazete’nin birinci mükerrer sayısında yayımlanmıştır.
Eklenen şarta göre hükümlünün, beş günden az olmamak üzere koşullu salıverilme tarihine kadar ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken sürenin en az onda birini kurumda geçirmiş olması gerekir.
Bu düzenlemenin uygulama alanı sınırlıdır. 5275 sayılı Kanun’a eklenen geçici 11. madde uyarınca söz konusu düzenleme, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce işlenen suçlar bakımından uygulanmaz. Yani 4 Haziran 2025 tarihinden önce işlenen suçlarda onda bir kuralı aranmaz.
Maddede ayrıca iki istisna bulunur:
- Sıfır ile altı yaş grubunda çocuğu bulunan kadın hükümlülerde süre iki yıla çıkar.
- Ağır hastalık, engellilik veya ileri yaş nedeniyle hayatını yalnız idame ettiremeyen hükümlülerde süre üç yıla çıkar.
Denetimli serbestlik süresi bakımından ayrıca geçici düzenlemeler bulunur. 5275 sayılı Kanun’un geçici 6. maddesi, 30 Mart 2020 tarihinden önce işlenen ve katalog dışında kalan suçlarda denetimli serbestlik süresini üç yıl olarak öngörmüştür.
11. Yargı Paketi olarak bilinen 7571 sayılı Kanun ile de infaz rejiminde değişiklikler yapılmıştır. Bu Kanun 25 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Düzenlemenin ayrıntıları ve kimleri kapsadığı için 11. Yargı Paketinde yer alan İnfaz Kanunu değişikliği başlıklı yazımız incelenebilir.
Ceza infaz kurumlarının işleyişi ve hükümlü hakları konusunda resmî bilgilere Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü üzerinden ulaşılabilir.
İçtimalı Cezalarda Denetimli Serbestlik Nasıl Uygulanır?
Birden fazla mahkûmiyet bulunduğunda denetimli serbestlik hesabı daha karmaşık hale gelir. Belirleyici olan, her mahkûmiyetin tabi olduğu infaz rejimidir.
5275 sayılı Kanun’un 99. maddesindeki bağımsızlık ilkesi burada da uygulanır. Cezaların toplanması, her mahkûmiyetin bağımsızlığını ortadan kaldırmaz.
Bunun pratik sonucu şudur. Farklı suçlardan verilen cezaların birlikte infaz edilmesi, suçlardan biri için öngörülen istisnai infaz hükümlerinin diğer suçlara kendiliğinden uygulanması sonucunu doğurmaz.
Konu özellikle geçici infaz düzenlemelerinin uygulanmasında Yargıtay kararlarına yansımıştır. Yargıtay, istisna kapsamında bulunan bir suçtan verilen mahkûmiyetin, kapsam içindeki başka bir suçtan verilen ceza ile toplanması nedeniyle daha lehe bir infaz rejimine tabi tutulmasını hukuka aykırı bulmuştur.
Dolayısıyla içtimalı cezalarda denetimli serbestlik hesabı yapılırken şu sıra izlenir:
- Her mahkûmiyetin suç tarihi belirlenir.
- Her mahkûmiyetin hangi geçici veya genel infaz rejimine tabi olduğu tespit edilir.
- İstisna kapsamında kalan mahkûmiyet varsa ayrıca gösterilir.
- İçtimalı cezadan koşullu salıverilme tarihi hesaplanır.
- Denetimli serbestlik süresi, dosyadaki en kısıtlayıcı rejime göre belirlenir.
Örgüt suçları bakımından denetimli serbestlik uygulamasının özellikleri ve tartışmalı noktaları için örgüt suçlarının infazında denetimli serbestlik uygulaması başlıklı yazımıza bakılabilir.
İstisna Tutulan Suçların Diğer Cezalara Etkisi
İnfaz hukukunda bazı geçici düzenlemeler, belirli tarihlerden önce işlenen suçlar bakımından daha lehe oranlar veya süreler öngörür. Ancak bu düzenlemelerde belirli suçlar kapsam dışında tutulabilir.
671 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 5275 sayılı Kanun’a eklenen geçici 6. madde kapsamında da bazı suçlar istisna tutulmuştur.
Yargıtay kararlarında bu konuda net bir ilke benimsenmiştir. İstisna kapsamında bulunan bir suçtan mahkûmiyetin başka bir suçtan verilen ceza ile toplanması, istisna kapsamındaki suç bakımından daha lehe infaz rejiminden yararlanma hakkı doğurmaz.
Bu yaklaşımın temelinde iki gerekçe bulunur. Birincisi, cezaların içtima edilmesine rağmen hukuki bağımsızlıklarını korumasıdır. İkincisi ise eşitlik ilkesidir.
İkinci gerekçeyi açmak gerekir. Aksi yönde bir uygulama, aynı suçtan mahkûm olan kişiler arasında yalnızca başka bir mahkûmiyetin bulunması nedeniyle farklı sonuçlar doğururdu. İki kişi aynı suçu işlemiş olsa bile, biri ek bir mahkûmiyete sahip olduğu için daha lehe rejimden yararlanırdı. Bu, kanun koyucunun öngörmediği bir sonuç olurdu.
Açık Cezaevine Ayrılma ve Denetimli Serbestliğe İlişkin Yargıtay Kararları
Yukarıda iki kararı ayrıntılı inceledik. Aşağıda üç karara daha yer veriyoruz. Bu kararlar istisna hükümlerinin kapsamını somutlaştırmaktadır.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 06.02.2017, 2016/6205 E., 2017/258 K.
Karara konu olayda hükümlünün cinsel istismar ve nitelikli konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından aldığı cezalar toplanmıştır.
İnfaz hâkimliği, 671 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında bulunan suç ile kapsam dışında bırakılan suçun birlikte infaz edilmesi nedeniyle hükümlü lehine olan infaz rejiminin uygulanması gerektiğini değerlendirmiştir. Bu gerekçeyle denetimli serbestlik talebini kabul etmiştir.
Daire ise 5275 sayılı Kanun’un 99. maddesi uyarınca içtima edilen cezaların bağımsızlıklarını koruduğunu vurgulamıştır. Cinsel istismar suçunun geçici düzenlemenin kapsamı dışında bulunduğu belirtilmiştir. Bu nedenle söz konusu mahkûmiyet bakımından lehe düzenlemenin uygulanamayacağına karar verilmiştir.
Kararda ayrıca aksi yöndeki uygulamanın kanun koyucunun iradesine ve eşitlik ilkesine aykırı sonuçlar doğuracağı değerlendirilmiştir.
Kararın önemi: Kapsam dışında tutulan bir suçun başka bir suçla içtima edilmesinin, o suç bakımından istisnai denetimli serbestlik hükümlerinden yararlanma hakkı doğurmadığını ortaya koymaktadır.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 06.02.2017, 2016/6184 E., 2017/252 K.
Karara konu olayda hükümlünün neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan aldığı ceza nedeniyle geçici düzenlemeden yararlanma talebi reddedilmiştir.
Daire, geçici düzenlemedeki istisnanın kapsamını incelemiştir. Kararda, üstsoya, altsoya, eşe, kardeşe veya beden ya da ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenen yaralama suçlarının kapsam dışında tutulduğu belirtilmiştir.
Buna karşılık maddede özel olarak sayılan kişiler dışındaki mağdurlara karşı işlenen neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarının, diğer koşulların da bulunması halinde düzenlemeden yararlanabileceği kabul edilmiştir. Daire, itirazın reddine ilişkin kararı kanun yararına bozmuştur.
Kararın önemi: İnfaz hukukundaki istisna hükümlerinin, kanunda belirtilen suç ve mağdur özellikleri dikkate alınarak uygulanması gerektiğini göstermektedir.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 06.02.2017, 2016/6185 E., 2017/251 K.
Bu kararda da hükümlünün kasten yaralama suçundan aldığı ceza nedeniyle geçici infaz düzenlemesinden yararlanma talebinin reddedilmesi incelenmiştir.
Daire, düzenlemede istisna tutulan yaralama suçlarının belirlenmesinde mağdurun niteliğinin önem taşıdığını vurgulamıştır. Mağdurun kanunda sayılan kişilerden olup olmadığı tespit edilmeden verilen ret kararı hukuka uygun bulunmamıştır.
Kararın önemi: İstisna değerlendirmesinin suç adı üzerinden değil, suçun somut unsurları ve mağdurun niteliği üzerinden yapılması gerektiğini ortaya koymaktadır.
Kararların Ortak Değerlendirmesi
Beş karar birlikte okunduğunda şu ilkeler ortaya çıkar:
- İçtima, cezaların hukuki bağımsızlığını ortadan kaldırmaz.
- Açık kuruma ayrılmada Yönetmelikte bulunmayan ek şart aranamaz.
- Önceki bir kapalı kuruma iade kararı, sonraki dosyalar için kalıcı engel değildir.
- İstisna kapsamındaki suç, içtima yoluyla lehe rejime geçemez.
- İstisna hükümleri suç adı değil, suçun unsurları ve mağdurun niteliği üzerinden uygulanır.
Talebin Reddi Halinde İtiraz ve Şikâyet Yolu
Açık kuruma ayrılma kararı idare ve gözlem kurulu tarafından verilir. Talebin reddi halinde hükümlünün başvuru yolları açıktır.
Süreç şöyle işler:
- İnfaz hâkimliğine şikâyet. 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu uyarınca kurum işlem ve faaliyetlerine karşı şikâyet yolu öngörülmüştür. Açık cezaevine ayrılma işlemleri bu kapsamdadır.
- Şikâyet süresi. İşlemin öğrenildiği tarihten itibaren on beş gün ve her halde işlemin yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde başvurulmalıdır. Süreler hak düşürücüdür.
- Ağır ceza mahkemesine itiraz. İnfaz hâkimliği kararına karşı tebliğden itibaren bir hafta içinde itiraz edilebilir. İtiraz, infaz hâkimliğinin yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesince incelenir.
- Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru. Olağan kanun yolları tükendikten sonra, temel hak ihlali iddiası bulunması halinde bireysel başvuru yolu değerlendirilebilir.
Somut İtiraz Gerekçeleri
Dilekçelerde en çok işe yarayan gerekçeler şunlardır:
- Yönetmeliğin 6. maddesinde bulunmayan bir ek bekleme süresinin aranması.
- İçtimada esas alınacak suçun yanlış belirlenmesi, örneğin en uzun süre gereken suçun esas alınması.
- Yeni mahkûmiyetin kesinleşmesinden sonra infaz hesabının yeniden yapılmaması.
- Önceki kapalı kuruma iade kararının kalıcı engel sayılması.
- İyi hâl değerlendirmesinin somut gerekçeye dayanmaması.
- İstisna kapsamındaki suçun yanlış tespit edilmesi veya mağdur niteliğinin araştırılmaması.
- Müddetnamede hesap hatası bulunması.
Kanun yararına bozma kurumu da ayrıca değerlendirilmelidir. Yukarıda incelenen kararların önemli bir bölümü bu yolla verilmiştir.
Uygulamada Yapılan Yedi Hata
İçtimalı dosyalarda tekrarlanan hatalar vardır. Bunların bilinmesi gereksiz süre kaybını önler:
- Toplam cezayı ölçü sanmak. Yönetmeliğin 6/3. maddesi, koşullu salıverilmeye en az sürenin arandığı suçu esas alır.
- Kuralı ters okumak. En uzun süre gereken suçun esas alınacağı şeklindeki okuma, Yönetmelik metnine aykırıdır.
- İçtimaı ceza birleştirmesi sanmak. 5275 sayılı Kanun’un 99. maddesi her cezanın bağımsızlığını korur.
- Denetimli serbestliği otomatik sanmak. Kurumun uygulanması belirli şartlara ve usule bağlıdır.
- Onda bir kuralını her dosyaya uygulamak. 5275 sayılı Kanun’un geçici 11. maddesi, bu kuralı 4 Haziran 2025 tarihinden önce işlenen suçlara uygulatmaz.
- Müddetnameyi kontrol etmemek. Hesap hataları fark edilmediğinde hükümlü aylarca fazla kurumda kalabilir.
- Süreleri kaçırmak. İnfaz hâkimliğine şikâyet on beş gün, ağır ceza mahkemesine itiraz bir haftadır.
Örnek İnfaz Senaryoları
Kuralın işleyişini örneklerle göstermek yararlıdır. Aşağıdaki senaryolar kuralın mantığını açıklamak amacıyla verilmiştir. Her dosyada hesap, müddetname ve kesinleşme tarihleri üzerinden ayrıca yapılmalıdır.
Senaryo 1: Genel Rejim ve Katalog Suç Birlikte
Hükümlü hakkında basit hırsızlık ve uyuşturucu madde ticareti suçlarından iki ayrı ceza bulunuyor. Cezalar toplanıyor.
Genel rejim bakımından koşullu salıverilmeye yedi yıl veya daha az süre kalması aranır. TCK 188 suçu bakımından ise beş yıldan az süre kalması gerekir.
Esas alınacak suç, koşullu salıverilmeye en az sürenin arandığı suçtur. Beş yıl, yediden küçüktür. Bu nedenle esas alınacak suç TCK 188 suçudur ve eşik beş yıldan az süre kalması olarak uygulanır.
Senaryo 2: Eşe Karşı İşlenen Suç Dosyada Bulunuyor
Hükümlü hakkında eşe karşı kasten yaralama ve tehdit suçlarından cezalar bulunuyor.
Eşe karşı işlenen TCK 86/3-a suçu bakımından koşullu salıverilmeye üç yıldan az süre kalması aranır. Tehdit suçu genel rejime tabidir ve eşik yedi yıldır.
En az süre üç yıl olduğundan esas alınacak suç eşe karşı kasten yaralama suçudur. Hükümlü koşullu salıverilmeye üç yıldan az süre kalmadıkça açık kuruma ayrılamaz.
Senaryo 3: Açık Kurumdayken Yeni İlam Kesinleşiyor
Hükümlü açık kurumda bulunuyor. Başka bir dosyadan mahkûmiyeti kesinleşiyor ve cezalar toplanıyor.
Yeni hesaba göre koşullu salıverilme tarihi ileriye kayıyor. Kalan süre, esas alınan suç için öngörülen eşiği aşıyor.
Bu halde Yönetmeliğin 12. maddesi uyarınca kapalı kuruma iade kararı verilebilir. Ancak iade kararı verilirken esas alınacak suçun doğru belirlendiği ve hesabın doğru yapıldığı denetlenmelidir.
Senaryo 4: İstisna Kapsamındaki Suç ile Kapsam İçindeki Suç Birlikte
Hükümlü hakkında geçici infaz düzenlemesi kapsamında olan bir suç ile kapsam dışında bırakılan bir suçtan cezalar bulunuyor.
Cezalar toplanmış olsa bile, kapsam dışındaki suç lehe rejime geçmez. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2016/6205 E. sayılı kararı bu sonucu açıkça ortaya koymuştur.
Dolayısıyla denetimli serbestlik hesabı, dosyadaki en kısıtlayıcı rejim gözetilerek yapılır.
Sıkça Sorulan Sorular
Birden fazla cezada açık cezaevine ayrılmada hangi suç esas alınır?
Koşullu salıverilme tarihine en az sürenin arandığı suç esas alınır. Bu kural Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği’nin 6. maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenmiştir.
Açık cezaevine geçmek için toplam cezanın ne kadarı yatılır?
Toplam cezası on yıldan az olanlar bir ayını, on yıl veya daha fazla olanlar cezalarının onda birini kurumda iyi hâlli geçirmelidir. Yüksek güvenlikli kurumda infaz edilenlerde bu oran üçte birdir.
Cezaların toplanması koşullu salıverilme tarihini değiştirir mi?
Değiştirir. İçtimaın temel amacı, koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanabilmesi için tek bir hesap yapılmasıdır. Toplam süre arttığında koşullu salıverilme tarihi ileriye kayar.
Açık cezaevine ayrılma kararını kim verir?
Kararı ceza infaz kurumunun idare ve gözlem kurulu verir. Ret kararına karşı infaz hâkimliğine şikâyet yolu açıktır.
Disiplin cezası açık cezaevine geçişi engeller mi?
Kınama dışında kesinleşmiş disiplin cezası bulunması, Yönetmeliğin 12. maddesi uyarınca kapalı kuruma iade sebebi olarak düzenlenmiştir. Ayrıca iyi hâl değerlendirmesinde dikkate alınır. Disiplin cezasına karşı itiraz yollarının kullanılması önemlidir.
Mükerrir hükümlü doğrudan açık cezaevine gönderilebilir mi?
İkinci kez mükerrir olanlar doğrudan açık kurumda infaz kapsamı dışındadır. Bu hükümlüler bakımından açık kuruma ayrılma, 6. madde şartları çerçevesinde değerlendirilir.
Denetimli serbestlik süresi bir yıl mı üç yıl mı?
Genel rejimde koşullu salıverilmeye bir yıl veya daha az süre kalması aranır. 5275 sayılı Kanun’un geçici 6. maddesi ise 30 Mart 2020 tarihinden önce işlenen ve katalog dışında kalan suçlarda bu süreyi üç yıl olarak öngörmüştür. Hangi sürenin uygulanacağı suç tarihine ve suçun niteliğine bağlıdır.
Onda bir kuralı hangi dosyalarda uygulanır?
7550 sayılı Kanun ile 105/A maddesine eklenen bu şart, 4 Haziran 2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 5275 sayılı Kanun’un geçici 11. maddesi uyarınca bu tarihten önce işlenen suçlar bakımından uygulanmaz.
Müddetname nasıl kontrol edilir?
Müddetnamede cezanın başlangıç tarihi, toplam ceza süresi, koşullu salıverilme tarihi ve bihakkın tahliye tarihi yer alır. Her mahkûmiyetin kesinleşme tarihi, uygulanan koşullu salıverilme oranı ve mahsup edilen tutukluluk süreleri kontrol edilmelidir. Hesapta hata bulunursa infaz hâkimliğine başvurulabilir.
Kapalı cezaevine iade kararına itiraz edilebilir mi?
Edilebilir. Karar bir kurum işlemi olduğundan 4675 sayılı Kanun kapsamında infaz hâkimliğine şikâyet edilebilir. İnfaz hâkimliği kararına karşı ağır ceza mahkemesine itiraz yolu vardır.
Sonuç
Birden fazla hapis cezası bulunan hükümlülerde açık cezaevine ayrılma, toplam ceza üzerinden belirlenmez. Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği’nin 6. maddesinin üçüncü fıkrası, koşullu salıverilme tarihine en az sürenin arandığı suçu esas alır.
İkinci temel ilke, cezaların hukuki bağımsızlığıdır. 5275 sayılı Kanun’un 99. maddesi uyarınca her ceza hukuki varlığını ayrı ayrı korur. İçtimaın amacı yalnızca infaz hesabının yapılmasıdır.
Bu iki ilkeden üç sonuç doğar. Birincisi, istisna kapsamındaki bir suç içtima yoluyla lehe rejime geçemez. İkincisi, Yönetmelikte bulunmayan ek şartlar aranamaz. Üçüncüsü, önceki bir kapalı kuruma iade kararı sonraki dosyalar için kalıcı engel oluşturmaz.
Uygulamada hatalar genellikle infaz hesabında ortaya çıkar. Müddetnamenin kontrolü, esas alınan suçun doğru belirlenmesi ve süreler içinde başvuru yapılması belirleyicidir. İnfaz hâkimliğine şikâyet süresi on beş gün, ağır ceza mahkemesine itiraz süresi bir haftadır.
Avukata Sor
Birden fazla mahkûmiyet bulunan dosyalarda infaz hesabı kolayca hatalı yapılabilir. Müddetnamenizin, esas alınan suçun ve açık kuruma ayrılma tarihinin incelenmesi gerekir. Açık cezaevine ayrılma veya denetimli serbestlik talebiniz reddedildiyse süreler kısadır. Dosyanızın değerlendirilmesi için büromuza başvurabilirsiniz.
Uyarı: Danışmanlık ücretlidir. Ücretlendirme, Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) esas alınarak belirlenmektedir.
Diğer çalışma alanlarımız için Ankara Avukat sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Av. Fatih Gökçe Kimdir?
Mesleğini Ankara Barosu’na bağlı olarak sürdüren Avukat Fatih Gökçe, Ankara Barosu bünyesindeki Avukat Hakları Merkezi, Cezaevi Komisyonu ve İnsan Hakları Merkezi gibi çeşitli kurul, merkez ve komisyonlarda aktif görevler üstlenmektedir. Bu görevlerin yanı sıra, demokratik kitle örgütleri nezdinde insan hakları, adalet ve özgürlük temelli çalışmalar yürütmekte; ayrıca çalışma alanlarına ilişkin akademik nitelikte araştırma ve yayın faaliyetleri de gerçekleştirmektedir.
Meslek yaşamı boyunca, Ankara başta olmak üzere Türkiye’nin farklı şehirlerinde hukuki uyuşmazlıkları bulunan kişilere hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmuştur. Her bir müvekkilinin hakkını, onurunu ve hukuki menfaatini adil yargılanma ve savunma hakkı ilkesi çerçevesinde korumayı temel mesleki değeri olarak benimsemektedir.
Savunma mesleğini yalnızca bir iş olarak değil, adaletin tesisine katkı sunan bir toplumsal sorumluluk olarak görmekte; müvekkillerinin haklarını kararlılıkla ve adalete erişim hakkı ilkesi doğrultusunda savunmaktadır.
Bu yazı için önerilen SEO başlık ve açıklama örneği
Title: Birden Fazla Cezada Açık Cezaevine Ayrılma – 2026
Description: Açık cezaevine ayrılma birden fazla cezada nasıl hesaplanır? Yönetmelik 6/3 kuralı, denetimli serbestlik ve Yargıtay kararları.
